
Gönlüme tohumlarını ekip sabırsız bekleyişlerinin ardından açmadı diye kızgın ve küskün gittiğin sevda çiçekleri senden sonra açtı avuçlarımın içinde. Ne yapacağımı bilmiyorum, alışık değil bu bünye çiçek açmalarına.
Gitmemeliydin.
(Source: birsesbolergeceyi, via birsesbolergeceyi)
Ne zaman basladım buna?
Kendime yalan soylemekten bahsediyorum.
O zamandan beri de kimse inandırıcı gelmiyor.
Kendim bile..
(Source: birsesbolergeceyi)
Simdi ben, zamanin beni sanciya mihladigi yerdeyim..
(Source: birsesbolergeceyi)
Bunca zamandır kırdığım kalplerin parçaları altında eziliyorum.
Moloz döker gibi üstüme döküyorlar yığınları.
İçim ikiye ayrılıyor her zamanki gibi, çıkıveriyorlar çabucak teraziye, bunu hak ettiğimi düşünen tarafım ağır basıyor.
İnsan bazen kendini bile kurtaramıyor ne acı.
İnfaz ediyorlar, öldürecekler beni. Hem de öyle yerinde bir ölüm şekli ki!
Nefes almakta güçlük çekiyorum artık, fakat önemi yok nasıl olsa direnmiyorum.
Son anda atağa kalkıyor bastırılmış yanım “ama ben isteyerek yapma…” derken, kesiliyor soluğum.
Zaten son anında palavra atmaya ne lüzum.
(Source: birsesbolergeceyi)
Bazı şeyler amacından sapsın istiyorum sevgilim.
Sinemaya bir filmi görmeye değil de bir filmi seninle görmeye gideyim istiyorum.
Sevgili koltukları bir manaya kavuşsun artık zihnimde.
Filmleri izlerken seni hangi arada öpsem filmi de kaçırmamış olurum diye ince hesaplar yapıyorum kendimce, halbuki seni öpmek varken film neyime?
Kavuşturmuşum kollarımı, ellerim yumruk olmuş, avuç içlerim yanıyor alev alev. Sevmiyorum bu hallerini.
Neredesin sevgilim?
Bak fragmanlar bitti bitecek, film başlamak üzere, artık gelsene.
(Source: birsesbolergeceyi)
İnsan kendisi söz konusu olunca hep güçlü olduğuna inanır. Sağlam bir karakter sahibi ve kolay kolay etkilenmez güçlü bir yapı. Belki arada bir başkalarına ihtiyaç duyarak yaşar, güçsüz görünümler sergiler ama içten içe hep bilir gerçek potansiyelini. Çünkü bu dünyada yaşamanın kuralı budur tek başına ayakta kalabilmek.
Bu kadar güçlü olduğunun düşünmenin beraberinde getirdiği düşünce ise olumsuz olaylardan minimum etkilenileceğine inanış. Ama sen her ne kadar kendini güçlü sansan da, hayat, olaylar, yaşananlar bir şekilde seni etkiler, sarsar bile belki de. Bir bakmışsın ki gölgelerden korkar olmuşsun.
En kötüsü de geçmişin getirdiği korkularını ilk fark ettiğin an, gerçeği bilmene rağmen o yoğun inkâr isteği “ben güçlüydüm” diye yankılanır beyninde. Sonra aynadaki bakışlarında zayıflığını fark etmek. Gücün yavaşça çekilişini, yerini korkulara bırakışını görmek.
Üzülme bu da sensin. Yalnız da olabilirsin. Toparlarsın. Ya da üzgünüm ama kendini kaybedersin.
” Sevişmenin hiç bir riski yoktur içinde aşk yoksa. “
Sevişmek istedim!
Bilmek istedim sevmeden sevişmeyi İçinde his olmadan, aşk olmadan, risk olmadan sevişmeyi!
Bir anlık sevmek istedim!
Bir gecelik, hepsi bu, o kadar!
Ama ona âşık oldum!
Aşkın bana yaptıklarına âşık oldum!
Az adam sevdim, çok sevdim, onu da sevdim!
O bilmeden, ona hissettirmeden, onunla sevişemeden…
Kızlığını kaybetmekten korkan bir ömür geçirdim ben, o erkekliğiyle övünürken!
(Source: birsesbolergeceyi)
Her şeye sovmek istiyorum.
Suan alkollu olusuma.
Alkolüyken başka bir insan oluşuma.
Gecenin beni bu kadar etkilemesine.
Geceyken daha sevebilir hale gelmeme.
Laf olsun diye kullandığın bir kelime yüzünden kalbimin kulaklarımda atmaya başlamasına,
Titreyen çeneme,
Dolan gözlerime,
Akıl almaz mutsuzluğuma
ve daha nicelerine!
Lanet olsun hepsine!
(Source: birsesbolergeceyi, via birsesbolergeceyi)
Bütün kırıklıklarına rağmen bir şekilde kendilerini toparlayabilen ve sonrasında yine yeniden aşka düşebilen insanlar kadar şanslı olmak isterdim.
Olamadım,
Artık kapılarını sürgülemiş ve
Uç yerden kilitlemiş bir yürek ile
Fazlasıyla korkak ellere sahibim..
(Source: birsesbolergeceyi, via birsesbolergeceyi)
Hayatta en zor şey de; İnsanın kendi kendini teselli etmek zorunda kalmasıdır.
Acıdır.
Çaresizliktir.
Ve sen buna ağlayamazsın bile,
Zira yoktur yaşını silecek.
Kendinle başbaşasındır her daim.
(Source: birsesbolergeceyi, via birsesbolergeceyi)
(Source: mmiyav)
Yalnızsın. Değilsin.
Mutlusun. Değilsin.
Huzurlusun. Değilsin.
Fark etmiyor, zaman bir şekilde geçiyor.
Hayat bir şekilde geçiyor.
En iyisi;
En iyisi mi?
Bilmiyorum.
En çok da kafam güzel olduğu zamanlarda arıyorum yanımda birini, en çok o zamanlar hissediyorum yokluğunu. Bunu daha önce söylemiş miydim? Bilmiyorum zaten kafam güzel. Mantık duvarlarımın içtikçe saydamlaşmasına bağlıyorum bu durumu, zihnim dinlenmeye çekilirken meydan kalbe kalıyor. E o da boş durur mu hiç? Hemen silip atıveriyor “ben tek başıma da yaparım” düşüncelerini.
Yanında uyuyabileceğim birini istiyorum, insanlar kızıyor bazen yanlarında uyuyunca halbuki bir nevi güven belirtisidir bu bence. İnsan hiç güvenmediği ya da yanında rahat olmadığı birinin yanında uyur mu?
Demem o ki, yanımda beliriversen bir gece kafam güzelleştiğinde. Ben göğsüne yatsam, sen saçlarımla oynasan hafif hafif nasıl hoşuma gider biliyor musun? Uykuya bile direnirim belki daha uzun süre hissedebilmek için yanımdaki varlığını. Belki başım ağır gelir göğüs kafesine, rahatsız olursun bir süre sonra, yer değiştiririz o zaman da olmaz mı? Ben de alışkın değilim ya olsun yine de yaslarsın başını göğsüme, bu sefer ben okşarım saçlarını.
Sonra belki elini avuçlarımın arasına alıp ellerimi başımın altına koyarak uyuyakalırım geceye. Belki de kalp atışlarını dinleyerek. Belki rüyamda seni görürüm o gece. Nasıl da güzel olur hem yanımdasın hem rüyamda!
Belki de bir gün bunlar kafası güzel birinin istekleri olmaktan çıkar gerçek olur.
Belki de…
(Source: birsesbolergeceyi)